Ticari ilişkilerde Kur Farkı İstenebilmesi İçin ya Taraflar Arasında İmzalanmış Yazılı bir Sözleşme Olmalı ve Bu Sözleşmede Kur Farkı Ödeneceğine Dair Açık Hüküm Bulunmalı Veya Faturada Açıkça Döviz Karşılığı Yazılı Olmalıdır. Kur farkında vade farkı istemleri gibi teamülün olup olmadığı önemli değildir.

  1. Hukuk Dairesi 2017/3549 E. , 2018/4033 K. “İçtihat Metni”

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, alacaklarının davalı tarafından fatura tanzim tarihindeki kur üzerinden ödendiğini, borcun, ödeme tarihindeki kur üzerinden yapılmasının zorunluluk olduğunu, ileri sürerek, kur farkı nedeniyle oluşan zararlarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, taraflar arasında herhangi bir yazılı sözleşme mevcut olmadığını, borcun yabancı para olarak ifa edileceğine dair herhangi bir kayıt da bulunmadığını, ödeme zamanında davacının herhangi bir ihtirazi kayıt öne sürmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davacının kur farkına dayalı olarak vade farkı talep ettiği, buna ilişkin talepte bulunabilmek için arada yazılı bir sözleşmenin veya fiili bir uygulamanın olmasının zorunluluk olduğu, somut uyuşmazlıkda, mal satımı ve kur farkı ödenmesine ilişkin olarak taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığı gibi fiili bir uygulamanın da bulunmadığı, ayrıca davacı tarafından kur farkına ilişkin bir fatura düzenlenmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava kur farkı alacağının tahsili istemine ilişkindir. Kur farkı alacağının talep edilebilmesi için taraflar arasında akdedilen sözleşmede hüküm bulunması ya da faturaya konu malların döviz karşılığı satımının yapılmış olması gerekir. Kur farkında vade farkı istemleri gibi teamülün olup olmadığı önemli değildir. Taraflar arasında kur farkı alacağını öngören sözleşme bulunmamakla birlikte dosyada bulunan satış faturalarının incelenmesinde malların döviz karşılığı satıldığı ve TL karşılığınında gösterildiği görülmektedir. Bu durumda davalı kur farkı alacağından dolayı sorumlu olacağından, davacının kur farkı alacağının ödeme tarihindeki kurun dikkate alınarak hesaplanması suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 11/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Çek ile Yapılan Ödemelerde Kur Farkı İstenemez

  1. Hukuk Dairesi 2015/11192 E. , 2016/2067 K. “İçtihat Metni”

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasındaki ödemelerin dolar cinsinden yapılmasının teamül haline geldiğini, davalı ödemelerinin ödeme tarihindeki kur üzerinden gerçekleştirildiğini, müvekkilinin davalıdan kur farkından kaynaklı alacağı bulunduğunu, alacağın ödenmemesi üzerine … İcra Müdürlüğü’nün …sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve % 20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı ile aralarında tüm alışverişin döviz üzerinden yapılacağına dair anlaşma olmadığını, alışverişin döviz kuru üzerinden olup olmadığının alışveriş bazında kararlaştırıldığını, mutabık kalınan faturalar için kur farkı ödemesi yapıldığını, inkar tazminatı talebinin haklı olmadığını savunarak, davanın reddi ile % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, dava konusu alacağın kur farkından kaynaklandığı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 6.297,28 USD karşılığı 13.471,14 TL kur farkı alacağının bulunduğu, takipten önce davalının temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle işlemiş faiz talep edilemeyeceği, alacağın likit olduğu gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne, davalının, … İcra Müdürlüğü’nün …sayılı dosyasında itirazının 13.469,00 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, kabul edilen miktarın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık kur farkı alacağından kaynaklanmaktadır. Davacı tarafından düzenlenen faturaların Amerikan Doları cinsinden olduğu görülmekle kural olarak kur farkı istenebilmesi mümkün ise de; dava konusu uyuşmazlıkta davalının çekle ödemede bulunduğu hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Çek bir ödeme vasıtası olup, döviz üzerinden düzenlenmesi mümkün olduğu gibi, bedel hanesi verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edilerek de doldurulabilir. Buna rağmen, ödemeyi Türk Lirası üzerinden çek olarak kabul eden davacının bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceğinin kabulü gerekirken, mahkemece delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.