Performans ölçümlerinin İş Kanunu hükümlerine ve hukuka uygunluğundan bahsedilebilmesi için dört önemli kriterin bir araya gelmesi gerekir

4857 Sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesinde düzenlendiği üzere; otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.

Bu madde hükmüne göre, ‘işçinin yeterliliği’ iş akdinin geçerli nedenle feshi için bir gerekçe olabilecektir ancak işçinin yeterliliğinin nasıl tespit edilmesi gerektiği, doğru adımların doğru sıra ile atılması ve bu süreçte yapılması gerekenler olası bir dava sürecinin şüphesiz ki sonucunu belirleyecektir. 

Performans ölçümlerinin 4857 Sayılı İş Kanunu hükümlerine ve hukuka uygunluğundan bahsedilebilmesi için önemli 4 kriterin bir araya gelmesi gerektiğini söylemek doğru olacaktır.

  1. Performans ölçüm kriterlerinin somut, temellendirilebilir, ampirik, raporlanabilir olması. 
  2. Tüm kriterlerin ve performans ölçümü yapılmaya başlandığının personellere açıklanarak yazılı olarak tebliğ edilmesi. 
  3. ‘Düşme eğiliminin’ tespit edilebilmesi için günlük değil daha uzun periyotlar halinde personeller hakkında raporlama yapılması ve herhangi bir aksiyon alınmadan/yaptırım uygulanmadan önce Yargıtay tarafından belirlenen izleme sürelerine uyulması. 
  4. Feshin son çare olması ilkesine uygunluk bakımından düşük performans sergileyen personellere belirli sürelerle eğitim verilmesi ve hala performansın yükselmemesi halinde personele başka bir pozisyon önerilmesi. 

Bu konuya ilişkin daha ayrıntılı bilgi edinmek için ‘İşyerlerinde Performans Ölçümü Yapılması’ başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz. 

Av. Zeynep Öcal